Asya Geziverdik Maldivler 

Maldivler – Male

Bu yazımızı sosyal çevrenizle paylaşın...

Şimdiye kadar Atlas’la çıktığımız en uzun yolculuğumuz Maldivler oldu. İzmir – İstanbul aktarmasını saymadan, İstanbul – Doha – Male uçuşunu özellikle geceye getirdik ki Atlas’ın yolculukta uyumasını ümit ettik 🙂 Havaalanlarında beklerken Atlas’ı oyalamak son derece kolay oldu çünkü ilgisini çeken o kadar çok şey var ki, çevresinde. Doha’dan sonra büyük uçağa geçtiğimiz için yolculuğumuz iyice kolaylaştı. Bebekle uçağa binecekler için önerilerimize bu sayfadan ulaşabilirsiniz.

Maldivler’e vize ücreti ödemeden gidebiliyorsunuz. Uçakta size bir form veriyorlar, onu dolduruyorsunuz. Havaalanında da o formu görevliye teslim ediyorsunuz. Unutmadan, o formun altındaki kısım koparılıp size geri veriliyor. Onu atmayın, saklayın. Dönüşte ülkeden çıkarken tekrar görevliye veriyorsunuz.

Maldivler’e gelişimizi özellikle hafta içine getirdik. Cuma ve Cumartesileri resmi tatilleri. O günlerde Male’ye inerseniz ulaşım vb. birçok şey için fazla ücret ödemeniz gerekebilir.

Türkiye’de kış olunca montlarımızla Male’ye indik. Maldivler’e gelmek istiyorsanız Kasım’la Nisan arasını tavsiye ediyoruz. Biz kış ayındayken Maldivler’de yaz ayları yaşanıyor. Maldivler ekvatora yakın olduğu için her daim sıcak ancak bizim yaz aylarında orada yağış durumları artıyor. Uçaktan iner inmez hemen kendimizi bebek bakım odasına attık. Üstümüzü değiştirdik. Acayip nemli ve sıcak bir havası vardı. Sıcaklık 30°’yi gösteriyordu ama hissedilen herhalde 40° vardı 🙂 Havaalanında change ofis’ten dolarlarımızın bir kısmını Maldivler Rufiyaa’sına (MVR) dönüştürdük. Rufiyaa ile harcama yapmak dolara göre daha avantajlı.

Havaalanından gideceğiniz adaya feribot yoksa deniz uçakları veya hız tekneleriyle ulaşım sağlayabilirsiniz. Havaalanının içinde deniz uçaklarının gişesi var. Kişi başı gidiş dönüş ortalama 470$ ödüyorsunuz. Hız tekneleri için otelinizle iletişime geçmeniz kolaylık sağlayacaktır.

Couchsurfing’te yazıştığımız arkadaşımız bizi havaalanında karşıladı, acayip mutlu olduk. Havaalanının hemen önünde Male’ye giden feribotlar var. Gişeden kişi başı 15 MVR (veya 1$) ödeyerek biletlerimizi aldık. Feribota binerken valizlerinizi görevliler alıp, yerleştiriyorlar. İnerken de direkt iniyorsunuz, herkes indikten sonra görevliler valizleri taşıyor.

Male’de bir kafeye oturup couchsurfingteki arkadaşımızla muhabbet ettik. Male’yi gezerken yük olmaması için valizlerimizden lazım olanları yanımıza aldık ve valizlerimizi arkadaşımızın dükkanına bıraktık. Sabah 10 gibi Male’deydik ve Huraa adası için feribot saatimiz 14:30’du. Aradaki 4-5 saatlik zaman fazlasıyla Male’yi gezmemize yetti. Feribotla ilgili fotoğrafları merak ettim şöyleee bir bakayım derseniz sayfanın sonundaki Galeri bölümüne davet ediyoruz sizi. Ayrıca Youtube kanalımızda da feribot videolarını izleyebilirsiniz.

Yerel lezzetlerden atıştırmalık tabak

Yerel lezzetlerinden olan çerez tabağından da bahsedelim. Hemen hemen her restoran veya kafelerde atıştırmalık olarak görebileceğimiz bir çerez tabakları var. Bu tabağın içinde (onların söyleyişiyle yazıyoruz  Türkçe karşılıklarını bulamadık) Betel nut, betel leaves, coconut husk, heera panna ve içlerindeki tek bildiğimiz baharat olan karanfil var. Yerken yaprağın üstüne teker teker çerezlerden alıyorsunuz ve üstlerine tarçına benzeyen bir şey ekiyorsunuz. Arkadaşımız, bu keyif verici maddeyi ekerken dikkatli olmamızı, çok ekmememizi söyledi.

Male’de Gezilecek Yerler

Fish Market: Balıkçı teknelerinin yanaştığı iskelenin hemen yanında balıkçıların ve birçok çeşit balığın bulunduğu açık balık pazarının kendine has bir havası var. Balık çeşidinde özellikle Tuna yani Ton balığının birçok boyutuna göre bulmak mümkün. Balıkçılar sabahtan balıkları tutup öğleden sonra da burada satıyorlar. Öğleden sonra çok kalabalık oluyor.

Fish Market – Male

Local Market: Tavanlarından muz salkımların sarktığı, tezgahlarda yerel bademlerden yapılmış şekerlemelerin, taze ve organik meyvelerin satıldığı yer. Coconut suyu (hindistan cevizi) ve 3 muza 15 MVR ödedik. Ayrıca tezgahtaki şekerlemelerin ve meyvelerin tadına da baktık. Gerçekten çok lezizler.

Local Market

Male Friday Mosque: Male’nin ayakta duran en eski yapılardan biridir. Caminin yapımında, dış yüzeyindeki oyma ve süslemelerde resifler kullanılmış.

Friday Mosque

İslam Merkezi (Islamic Centre): Grand Mosque’nun altın kaplama minaresinin kubbesi uzaktan fark ediliyor. İslamik merkezde bir tane konferans salonuyla kütüphane bulunuyor. Grand Mosque’nun yanında Sultan Parkı ve Cumhuriyet Meydanı var. Havadar ve geniş bir alan olduğu için yeşilliklerde oturup dinlendik. Burada dinlenirken Atlas güvercinlerle oynadı, Atlas’la fotoğraf çekilmek isteyen gençler oldu.

Islamic Centre
Cumhuriyet Meydanı – Male

Sultan Park: Gittiğimiz zamanda tadilattaydı, çevresini kapattıkları için göremedik. Çocuklar için oyun alanını genişletiyorlarmış. Park, altın kubbeli Grand Mosque’nun hemen yanında.

Artificial Beach: Denize girilen güzel bir plajı var. Çevresinde çocuk oyun alanları, konser alanı ve kafeler mevcut. Denize girmek için Male’yi tavsiye etmiyoruz. Yerel adaların plajları hem daha sakin hem de Maldivler fotoğraflarında görüldüğü şekilde beyaz kum, güzel bir tonda turkuaz mavi denizi olan yerler.

Artificial Beach

Çay Evleri (Tea House): Bir kaç yerde çay evleri var. Bizdeki kafelerle aynı. Çay evlerinin fiyatları kaldığımız yerel adayla kıyaslayınca uygun sayılmaz. Milkshake, patates kızartması, 2 tane yeşil limon suyu, 2 su ve 1 kahve 380 MVR tuttu. Ama Maldivler’in sıcağında güzel bir dinlenme molası oldu.

Birçok medrese, devlet ve özel üniversitelerle birlikte başkanlık sarayını da gördük. Medreselerde çocukların fotoğrafını çekmek istedik ama izin vermediler. Maldivler, İslam Cumhuriyeti ile yönetiliyor. İslam kuralları geçerli. Eğer erkeğin maddi durumu iyi ve isterse 2. 3. ve  4. eşi alabiliyor. İnsanları sıcakkanlı, hoşgörülü, yardımsever ve  çocukları çok seviyorlar. Nüfus açısından bakacak olursak, 300.000 nüfusu olan ülkede 100.000’i Male’de yaşıyor. Şehirleşme ve büyük binalar Male’de var. Gittiğimiz yerel adada tek katlı yer evleri vardı. Tatil için geldiyseniz denize girmek için Male’yi tercih etmeseniz iyi olur, çünkü kumsalları çok küçük ve hemen arkasında şehir yer alıyor. Huraa adasını görünce Male bize şehirleşmiş geldi.

Trafikte eski arabalar ve özellikle motosikletler çok fazla. Male için araç kiralamanıza gerek yok, taksiler hemen hemen her yere 1$’a gidiyor. Direksiyonlar sağda, trafik her yönlü akıyor, nereden bir motosiklet çıkacağı belli olmuyor. Karşıdan karşıya geçerken epey bir dikkatli olmak gerekiyor.

Male’de gezerken Atlas’ın emziğini kaybettik. Yedeği vardı ama yedek emziğini çok sevdiğini söyleyemeyiz. Male’de önümüze gelen eczanelere sorduk ama eczanalerde yok, hepsi bebek mağazalarına yönlendirdi. Oralarda da bulamadık, 3-6 ay arası emzikler kalmıştı. Bu vesileyle Atlas’a emziğini bıraktırdık, uçakta kalmış  dedik ve bir daha istemedi 🙂

Maldivler’de herkes İngilizce biliyor. Çünkü İngilizce eğitim görüyorlar. Ayrıca İngilizce 2.anadilleri. Maldivler 1965 yılına kadar Hollanda, Polanya ve Büyü Britanya’nın sömürgesi altındaymış, Male’yi gezdiren arkadaşımız Mustafa anlattı. İsimler bizdekilerle hemen hemen aynı, Mustafa, Hüseyin vb.

Süpermarketten biraz atıştırmalıklar alalım diye girdiğimizde raflarda Türk mallarını görünce heyecana geldik. Fabrika tarzı kuruluşları genelde balıkçılık üzerine olduğu için diğer ürünler dışarıdan geliyor.

Priz konusunda yanınıza çevirici alabilirsiniz. Son gece Male’de kaldığımız otelde çevirici yoktu, hepsi 3’lü kare prizlerdi. Huraa’da sıkıntısını yaşamadık çünkü hem odamızda hemde ortak kullanım alanlarında çeviriciler bulunuyordu. Tedbir amaçlı bulundurmak gerekli diye düşünüyoruz.

Şansımızın yardım ettiği anlardan birini yaşadık. Gezilerimiz her zaman tamı tamına planladığımız şekilde olmuyor. Male’yi gezdikten sonra Huraa adasına geçtik ve orada konakladık. Dönüş (İzmir’e) yolculuğumuz sabah erken saatlere denk geldiği için kaldığımız adadan bir gün öncenin akşamında ayrılmak durumunda kaldık. Havaalanına  ulaşım kolay olsun diye Male’yi seçtik. Couchsurfingten konuştuğumuz başka bir arkadaşımız vardı. Bize konaklama sağlayacaktı. Her şey planladığımız gibi gidiyordu ama Huraa’dan Male’ye yolculuğumuz esnasında acayip bir hava değişimi oldu ve yağmur, fırtına sebebiyle zor bir yolculukla Male’ye ulaştık. Arkadaşımız bu yolculuk esnasında bize mesaj attı, fırtınadan ötürü iş için gittiği adadan çıkamamış. Konaklayacağımız yer son dakikada iptal oldu. Atlas olmasa sahilde bile yatardık ama son kuru üstümüzle hız teknesinden iner inmez yolun karşısındaki dükkan tentesinin altına geçtik. Bir taraftan aramızda konuşuyoruz şemsiye nerede diye, bir taraftan da çözüm üretmeye çalışıyoruz. Bu esnada yanımızdaki çift siz de Türksünüz, yardım edelim size dediler. Ahaa dedik, kalacak yer arıyoruz. Bizim kaldığımız otel hem yeni bir otel hem de fiyat açısından uygun, taksiye binelim gidelim dediler. Yaşadıklarımızı hala düşünüyoruz bu nasıl bir kısmettir diye, onlar olmasa çok zorluk yaşardık. Otele geldik yerleştik, kahvelerimizi içip muhabbet ettik. Gezmek böyle bir şey işte, hiç bilmediğin yurdum insanıyla hiç bilmedin yerlerde kardeş olursun. Ve bu duyguyu biz çok seviyoruz. Sabahta birlikte, havaalanı için feribota kişi başı 1$ ödeyip Hulhule’ye geçtik.

Male’yi gezmeden geçmeyelim dedik ve asıl tatilimizi Huraa Adası’nda yaptık. Huraa Adası’nda neler yaşadığımızı merak ediyorsanız buraya tıklayabilirsiniz.

Gezentilikle kalın.

GALERİ

 

Bu gezilerimiz de ilginizi çekebilir

Bir Yorum Yazın